|
|

![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
Abaza AHMET'in Eşi,Arif,Mahmut,Recep,Nursel ve Erdinç HAVUÇ'un Anneleri, Fikriye ŞENOL, Habibe BAYRAM, Hayriye KAPLAN ve Hüsniye ŞENYÜZ'ün Ablaları olan GÜLSER HAVUÇ Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Cenazesi Bayramiç Köyü'nde 27 10 2008 Pazartesi öğle namazına müteakip defnedilecektir. Allah rahmet eylesin. Acılı ailesinin başı sağolsun.
| |||||||||||||
|
Sekerekten gitmek. Sekişin bir adabı maşereti vardır. Sekiş müzik ritmiyle olursa daha anlamlı olur. Sekiş apayrı bir olaydır. Düzgün yürünebilir lakin seke seke herkes gidemez ve herkese de yakışmaz zaten. Türkülerde söylenen kekliğin sekişidir. Kekliği avcılar çok severler. Kekliğin düz ovada avlanmasının ve de sekmesinin nedenleri arasındadır. Sekmek nasıl olur. Bir düz adım, nihayetindeki adıma basarken basmadan geçiştirmek desek doğrumudur acaba...
| |||||||||||||
|
Nasıl öldüğümün hiçbir anlamı ve önemi yok benim için. Var oldum ve de yok olacağım bir gün. Bundan kaçış yok adım gibi biliyorum. O zaman bu yazıyı neden kaleme alıyorum. Önemli olduğu için değil. Zaman zaman aklıma geliyor, yazayım diyorum, atlıyorum ama bu sefer yazmaya karar verdim yoksa içime dert olacak...
| |||||||||||||
|
08 11 2008 CUMARTESİ
akşamı Mezenef Kafede buluşalım derim. Ne dersiniz ? Herkesi bekliyorum. Tavuklu Pilav Yeterlimi ? Ergün GÜLDAL sitenin kapalı olması nedeniyle mesajımız gerektiği gibi herkese ulaşamamış olduğu için 7 gün ertelenmiştir. 01 11 2008 tarihini 08 11 2008 tarihinle değiştirilmiştir. Bilgilerinize sunulur. | |||||||||||||
|
Derdi ki BMC Austin şimdi takviyeye taktık ağır ağır çıkacağız kahvenin merdivenlerini. Kaspelet Hasan Eniştemin kahvesinde ki merdivenler hem dik, hem de adım atarken de yüksekti. Yaşar dayı yaşı ve kilosu itibariyle ve de ayaklarının çekmemesi onu bu tür yerlerde zorluyordu. Onu net olarak İstanbul’da o koca gövdesiyle bembeyaz jilet gibi ütülü gömleğiyle birlikte takım elbisesi, ayakkabılarının yeni, temiz ve fiyakalılığıyla tırım tırım oluşunu hep hatırlarım. Bir iş takibi için Ankara’ya gitmiş ve dönüşte de İstanbul’ada uğramıştı. Ne vardı İstanbul’da onu hatırlamıyorum. Sonraları büyüdük, daha iyi gözlemleyebiliyordum kendisini. Hakkında da çok şeyler dinlemiştim. Gençlik yıllarım da Niyazi GÜNGÖR amca İstanbul’da Mehmet Öğretmen fabrikasından emekli olunca köye yerleşti. O zaman da Yaşar dayı Niyazi amcanın evinden çıkmış dedemin bahçesindeki diğer evde tek oda da kalmaya başlamıştı. O dönemler de dedemle olan muhabbetlerini hep dinledim. Yaptığım yanlışlıksa anlattıklarını kayıt etmedim. Hep bekar yaşadı.Onun için annesinden çok iyi bir şekilde yemek yapmayı öğrenmiş. Bazen kaçamağı kendisi yapar, bizde afiyetle yerdik. Kendine ev yaptı ama tam tamına oturmak nasip olmadı. İyice yaşlanınca Darıca köyüne gitti. Orada ona Nurcuhan’ın gelini köyümüzün kızı rahmetli Semiha (KARAHAN) DEMİRHAN baktı. Kendisinden Allah razı olsun ve Yaşar dayı orada vefat etti. Rahmetli köyümüzden gittikten sonra yanına hiç gidemedim. Şartlar elvermedi hatta hala daha mezarını bile ziyaret edemedim. Vefasızlığın bu kadarı da denilebilir. Yaşar dayı Muhtarlığı sırasında çok ilginç olaylar olmuş. Tam olarak bunları not alıp yazıya dökmek gerekiyor. Her gelen devlet görevlisine koyun kestiği söyleniyor. Onun anılarını aktaran olursa yayınlarız İnşallah. Ben şu anda bir anımı yazıyorum. Çocuğuz, gençler bağlara doğru yönelince bizde onların peşine takıldık. Biz de gençlerin etrafın da fırdalay dönüp, koşup oynuyoruz. Daha sonra bağlardan dikmen tepeye doğru yöneldiler. Yok yok ama herkes orada, bayram olsa gerek. En yaşlı olan kişi de Tahrako Yaşar dayıydı. Herkes konuşsa da Muhabbet Yaşar dayının etrafında dönüyordu. Arada bir Doğancı köyünün lafı da geçiyordu. Neyse Dikmen tepeye ulaştık. Kalabalık yavaş yavaş istikametini Doğancı köyü yönüne doğru çevirmişti. Kakara, kikiri bir güzel makara yapılıyor, Muhabbet koyulaştıkça yol üzerinde duruluyor ve molalarda uzuyordu.Yalnız gençlerin kaşenlik hususunda Yaşar dayıyla sohbet ederlerken gençler onu Ti’ye alışlarını, semerkov’ luklarını çok ustaca bir şekilde geçiştirmesini beceriyordu. Hiçbir lafında altında kalmıyordu. Yaşlı olan dayım gerçekten kurt bir politikacıydı. Oda kendine göre edep ve adabınla gençlerle semerkov’ laşıyordu. Hemde bugünün çok usta talk show’cularını cebinden çıkarırcasına. Neyse biz çocuklar koşarak mezarlığı geçtik köye neredeyse gireceğiz ama baktık gençler yani ağabeylerimiz gelmiyor. Yine koşarak geriye dönüp onların yanına geldik. Tahrako Yaşar dayıyla gençler inatlaşıp duruyorlar. Hatırladığım kadarıyla muhabbette kaşeninin yanına gidersin gidemezsin diyerek konu bunun üzerine geçiyordu. Hani atıyordun tutuyordun işte geldik, görelim seni dedilerse de çok uyanıkça, çok ustaca cevaplar vererek sorulan soruları savuşturuyordu. O arada da Tahrako yaşar dayı Oooh diyor işte ne güzel bir hava deyip derin derin nefes alıp veriyordu, ne güzel bir hava diyor ve de işte bu bana yetiyor diyordu. Çok kızmıştım, köyü göremeden geri döndük diye. Gerçi köye girseydik ne bulacaktık onu da bilemiyorum. Yaşar dayı geri dönünce gençlerde geri döndü. Büyüyünce bu yolculuğumuzun muhabbetini benden on yaş büyük ağabeylerimizden hep dinledim. Ona Doğancının Havasını teneffüs etmek yetiyormuş. O havayı teneffüs ederken aklından kim bilir neler geçiriyordu. Ne hayaller kuruyordu, benim bunu anlamamsa elbette ki mümkün değil.Ergün GÜLDAL | |||||||||||||
|
Abdurrahman dayı bunu senin için anlatacağım. Hep yiyeceklerden bahsediyorsun dediğin için. Kafkas Vakfın’da bir etkinliğe gitmiştik. Ne olduğunu hatırlamıyorum. Benim arabamda doluydu, Vahdetin arabası da doluydu. Konuşmalar yapıldımıydı hatırlamıyorum. Hatırladığım sadecene metazlardı. Ben bir anda bana verilen tabaktaki metazları bitirdim. Beni bir tabak kesmemişti. Aç gözlülüğüm tutmuştu. Vahdet’te yanımda ağır ağır yiyor ve etrafı da kolaçan ediyordu. Benim aklıma hemen hinlik geldi. Vahdet bak kapıdan kim geliyor dedim ve bir tane metazı çatallayıp ağzıma attım. Vahdet kapıya doğru baktı ama gelen kişiyi tanıyamadı. Kim ki O diye sordu ? Bende tanımadığım için bir şey diyemedim. Birbirimize anlamsız anlamsız bakıştık. Lakin bu metaz parçası da beni kesmemişti. Aynı oyunu ikinciye yapmaya kalkışınca suçüstü yakalandım. Yakalansam da metazı ağzıma attım. Vahdet açtı ağzını yumdu gözünü başladı avaz avaz bana bağırarak fırça atmaya başladı. O arada da iki hanım kız arka masalarda metaz dağıtmışlar bizim önümüzden geçerek mutfağa doğru gidiyorlar. Bizim dalaşmamız karşısında ne diyeceklerini bilemeden öylece ne bakıyorlar. Sonra hafifçene bize doğru yaklaşıp isterseniz daha var verebiliriz dediler. İşte benim fırça yeme seansımdan kurtulurum diyerek bak varmış dedimse de vahdet beni dinlemedi ve diyeceklerini söylemek den vazgeçmeyip içini iyice döktü. Benim suçluluk duygusuyla biraz kızarmama rağmen yüzsüzlüğüme sinirlenmişti haklı olarak. Sonradan metaz’lar geldiyse de vahdet almadı. Tabağında kalanlarla yetindi. Bense ikinci tabağı bitirdim. Üçüncü tabağı bitirdim. Dördüncü tabak da zorlansam da onu da bitirdim. Eşim Leylâ artık yalvarmaya başladı. Yeme artık bir şey olacak deyip durduysa da ben afiyetle bitirdim. | |||||||||||||
![]() 18.10.2008 16:53 Bu iddia çok konuşulur.. Abdüllatif Şener ne demek istedi? Toparlamaya çalıştıysa da sözleri çok tartışılacak. AK Parti ile yollarını ayıran ve yeni parti için kolları sıvayan Abdüllatif Şener'i partiden Ahmet Hakan mı koparttı? Bu ilginç detayı Yeni Şafak'tan Bekir Hazar duyurdu. Şener ağzından mı kaçırdı, itiraf mı ettiği kesin değil. Ancak spekülasyonlara meydan verdiği kesin. Bekir Hazar, bu olayı köşesinde anlattı; '(...)Abdüllatif Şener önceki gece Abbas Güçlü'nün programında ilginç açıklamalar yaptı. 'Ahmet Hakan Coşkun ayrıl dedi hükümetten. Ayrıldım' gibi laflar söyledi. O anda diğer konuklar hücum etti 'Nee sen Ahmet Hakan ayrıl dedi diye mi ayrıldın' şeklinde.. Şener 'böyle demedim' diye yırtınsa da, öyle dedi şeklinde yansıdı ekrana... Yoksa ağzından kaçırdı da pişman mı oldu bilmiyorum.' Kaynak: internethaber Abdullatif Şener önceki gece Abbas Güçlü'nün programında ilginç açıklamalar yaptı. “A.Hakan Coşkun ayrıl dedi hükümetten. Ayrıldım” gibi laflar söyledi. O anda diğer konuklar hücum etti “Nee sen Ahmet Hakan ayrıl dedi diye mi ayrıldın” şeklinde.. Şener böyle demedim diye yırtınsa da, öyle dedi şeklinde yansıdı ekrana... Yoksa ağzından kaçırdı da pişman mı oldu bilmiyorum. | |||||||||||||
|
Güzel bir yaz günü Memlekete gitmiş geziniyoruz. 64 Model kırmızı Wolsvagen’le Bayramiç köyüne girdik...
| |||||||||||||
|
19.10.2008 Pazar Günü öğle namazına müteakip Mecidiyeköy KONYALI CAMİİ'nde Mevlüt okutulacaktır. Herkes davetlidir.
| |||||||||||||
|
Çiğ çiğ diyemiyeceğim. lakin ben de bir heyecan, bir koşuşturma, dedemin evinin bahçesinde fıldır fıldır koşuşup duruyoruz, yerlere atlıyor...
| |||||||||||||
|
Rahmetli Arap Tevfik'in eşi, Rahmetli Sezai, Zeki, Yılmaz ve Sebahattin(Hulisi) ÖZDEMİR'lerin Annesi Hakkın Rahmetine kavuşmuştur. Bugün 14.10.2008 Salı İkindi namazına müteakip Bayramiç köyü mezarlığına defnedilecektir. Merhuma rahmet geride kalanlarada Allah'tan sabır niyaz ederiz. Yakınlarının Başları sağolsun. | |||||||||||||
|
Teşekkürler Kardeşlerim
BAYRAMIÇ KÖYÜ İNTERNET SİTESİ'ini Kuran Kardeşlerime Selam Olsun Güzel Köyünüzü gelip göremedim ama Fotoraflarını görmek beni mutlu etti, en içten Sevgi dolu Saygılarımla. www.baliklidere.com / bu da benim köyüm Balıklıdere 'nin sitesi. Saygılarımla, Naim Sav (naimsav_baliklidere@hotmail.com)
| |||||||||||||
|
26 Eylül 2008 tarihi itibariyle Gönen'deki Hemşehrilerimiz tarafından "Mahmut Bayram Kültür ve Dayanışma Derneği" adıyla bir dernek kurulmuş bulunmaktadır. Derneğin amacı: a. Gönen'in yetiştirdiği önemli şahsiyetlerden bir olan Mahmut BAYRAM Hoca'nın adını yaşatmak; Onun manevi şahsında hemşehrilerimiz arasında birlik, beraberlik ve her türlü yardımlaşmayı sağlamak. b. Hemşehrilerimiz arasında sosyal ve kültürel dayanış- mayı güçlendirmek. c. Temin edilecek maddi imkanlarla "Mahmut BAYRAM" adını taşıyan Kültür Merkezinin yapımını sağlamak, yaşatıl- ması için çalışmak, bu hususta yapılacak sosyal ve kültürel faaliyetlerin giderlerini karşılamaktır. DERNEĞİN KURUCULARI: 1- Hamit KAYABEY 2- Abdurrahman KURAL 3- Hayrullah SEVER 4- Varol SAMSUN 5- Erdem KUYMCU 6- Nurettin KULBAY 7- Turhan ACAR Kuruluşu tamamlanan ve resmi faaliyete geçen Mahmut Bayram Kültür ve Dayanışma Derneği'ne başarılar dileriz. | |||||||||||||
Nehuşe Bahtiyar | |||||||||||||
| |||||||||||||
|
İstanbul'da 11.10.2008 Cumartesi günü Gaziosmanpaşa'da Fatma Altınkaya (Kuyumcu)' da Bayramiç köylülerinin Kadınlar Günü yapıldı. Bu Güne 1-)Münir ALTINKAYA 2-)Münire 3-)Hafize KAYABEY 4-)Hamide KAYABEY 5-)Ayşe CANKURT 6-)Sevinç KUYUMCU 7-)Leyla GÜLDAL 8-)Reyhan MERCAN 9-)Halide MERCAN 10-)Fatma Altınkaya 11-)Nagehan MERCAN Katılmışlardır.
Bu devamlı katılımcılara canı gönülden teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca Bandırmalı hanımlarımızıda canı gönülden kutluyorum. Ergün GÜLDAL 01.11.2008 Cumartesi Günü Hanımlar günü Sevinç KUYUMCU'da olacaktır. Şaban KUYUMCU'nun Ölümünün seneyi devriyesinde Kuran-ı Kerim okunacaktır. Herkese duyrulur. Yedi Bayramiçli ve Dört tanede Bayramiç gelini. Tablo çok müthiş. Gerçekten İstanbul'da yaşayan Bayramiç Köyünden olan katılamayan Ablalarımızı, akranlarımızı vede Kardeşlerimizi bu hassasiyetlerinden dolayı kutluyorum. Bir araya gelince Dernek kuralım, gece düzenleyelim diye mangalda kül bırakmayanlara atfen yazılmıştır. Anlayana... İsteyenler yorum yapabilirler. Yorumları katılmaya yönelik olursa yardımcı oluruz. Sakın haberimiz yoktu, bizi kimse çağırmıyor diye sakın hayıflanmayın, Lütfen. Siteden takip edip bize kızanlarada ufak bir hatırlatma yapayım. Amerikadan, Almanyadan ve bilemediğim diğer ülkelerdende sitemizi takip ediyorlar. eminimki o insanlara bir imkan verilse bu tür hanımlar etkinliğine hiç tereddütsüz olarak katılacaklarına eminim. | |||||||||||||
|
Nalmes Geliyor!...
tigoriy gönderdi. | 11 Ekim 2008
Ankara Kafkas Derneği'nin organizasyonu ile "NALMES" Ekibi 15 Ekim'den itibaren Türkiye Turnesi yapmak üzere geliyor.
Ayrıntılı Bilgi: Ankara Kafkas Derneği 0 312 222 85 90 | |||||||||||||
|
| |||||||||||||
|
Çerkes Sürgünü: 21 Mayıs 1864 Kafkasya, kuzeyiyle ve güneyiyle tarih boyunca stratejik önemi olan bir coğrafyadır. Bu nedenle de sürekli...
| |||||||||||||
|
Merhaba iyi günler Bayramiç köyü web sitesi... Balıkesir Kafkas Kültür Derneği olarak yaklaşık 5 ay önce www.balikesirkafder.com adı altında web sitemizi hizmete açtık.Balıkesir ve civar köy , dernek vb. web sitelerini de sitemizde yayınlıyoruz.Bayramiç köyünün web sitesini de ekleyeceğim şimdi.Sizlerden de istediğimiz web sitenizin herhangi bir yerinde derneğimizin web sitesine yer vermeniz.Derneklerimizin durumu , iletişim kanalları sınırlı , sanal alemden bu eksikliği bir nebze olsun azaltmak istiyoruz... Sizleri ve diğer hemşehrilerimizi de her zaman derneğimize ve etkinliklerimize bekleriz. İyi günler , iyi çalışmalar...
Mesajın geldiği mail: cerkez_mkt@hotmail.com |
| MAHMUT MAZHAR BAYRAM |
![]() |
| TEVFİK KIZIK |
![]() |
| KAŞİF KANSU |
![]() |
| ŞABAN KUYUMCU |
|
BAYRAMİC1864 KÖY SİTEMİZİN KURUCUSU |
|
KAYMAKAM TEVFİK
HACI OSMAN kÖYÜ'nden SON UBIH |
|
TEVFİK ESENÇ |
| 19. DÖNEM BALIKESİR MİLLETVEKİLİ HÜSEYİN BALYALI |
![]() |
|
Prof. RAMAZAN SEVER |
![]() |
| YAŞAR AKIN |
![]() |
| ŞABAN KARAL |
![]() |
| BASRİ AKYÜZ |
![]() |
| NURETTİN TEKİN |
![]() |
| BÜNYEMİN ÖZKAN |
![]() |
| BARİK SEVER |
![]() |